Prime gayrimenkulün yeni haritası

Knight Frank’ın PIRI 100 verileri, 2025’te lüks konut piyasasının yalnız fiyatlarla değil; vergi rejimleri, çok merkezli yaşam, turnkey talebi ve hizmet odaklı rezidanslarla yeniden şekillendiğini gösteriyor.
Prime gayrimenkul piyasası 2025’i, geniş konut piyasasının ritminden ayrışan bir dayanıklılık tablosuyla kapattı. Knight Frank’ın PIRI 100 endeksine göre küresel lüks konut fiyatları yıl boyunca yüzde 3,2 arttı; izlenen 100 pazarın 73’ünde fiyat yükselişi görüldü. Bu oran, 2024’teki yüzde 3,6’lık artışın gerisinde olsa da üst segmentte talebin yalnızca ekonomik döngülerle açıklanamayacağını hatırlatıyor. Servet yaratımının seyri, vergi düzenlemeleri, yaşama ve seyahat etme biçimindeki değişim ile nitelikli konut arzının sınırlılığı, bugün prime adreslerin değerini birlikte belirliyor.
Bölgesel performansın arkasındaki ayrışma
Endeksin işaret ettiği ana görünüm, bölgesel olarak belirgin bir ayrışma. Orta Doğu, büyük ölçüde Dubai’nin etkisiyle prime konut performansında öne çıkarken Latin Amerika ve Karayipler onu izliyor; Asya-Pasifik ile Avrupa da yakın bir seyir gösteriyor. Negatif bölgede kalan tek alan Kuzey Amerika; burada Kanada pazarlarındaki zayıflık belirleyici. Ancak aynı bölge içinde dahi homojen bir manzara yok: New York’ta fiyatlar sınırlı biçimde yükselirken yüksek kaliteli, taşınmaya hazır konut stoku düşük; Miami’deki hafif düşüş ise 2021’den beri süren güçlü dönemin ardından geliyor.
Bu tablo, prime segmentin ulusal ortalamalardan neden farklı okunması gerektiğini de gösteriyor. Knight Frank, üst uç konut pazarlarının daha geniş ulusal piyasalardan ayrışmayı sürdürdüğünü belirtiyor. Bu ayrışma, yalnızca satın alma gücünün sonucu değil; alıcının zamanı, mülkü kullanma sıklığı ve bulunduğu şehirle kurduğu ilişki de artık kararın parçası. Dolayısıyla şehirlerin karşılaştırması, salt metrekare fiyatı veya yıllık değer artışı üzerinden değil; hareketlilik, hizmet altyapısı ve erişilebilir hazır stok üzerinden yapılıyor.


